Alerji Nedir
Vücuda temas eden bazı maddelere karşı gösterilen aşırı reaksiyona alerji denir. Alerjiye neden olan maddelere alerjen
denir.Vücut alerjene maruz kaldığında savunma mekanizması devreye girer ve antikor üretir.Antikorlar alerjenleri (antijen ) yok etmek için reaksiyon oluşmasını sağlar. Alerjik reaksiyonun başlaması vücudun alerjenle temasta olduğunu göstererek savunma mekanizmalarını harekete geçirir. Yani alerjik reaksiyonun oluşması vücutta yabancı madde varlığının ortadan kaldırılması gerektiği anlamını taşır. Böylece vücut kendini yabancı maddeye karşı korumuş ve yaşamını da devam ettirmeye çalışmış olur. Normal şartlarda her insanın vücuduna zararlı ve yabancı bir madde girdiğinde ya da temas ettiğinde savunma mekanizması bu şekilde işler.Ama bazı insanlarda bu reaksiyonlar zararsız ve her an karşılaşılan hatta yararlı maddelere karşı da aynı veya daha şiddetli bir şekilde meydana gelir. Aşırı reaksiyonların oluştuğu bu tip kişiler alerjik bünyeli olarak tanımlanır. Alerjik duyarlılık kalıtsaldır ve genler yoluyla ebeveynlerden çocuklara geçer. Nedeni henüz tam olarak açıklanamayan sebeplerden olan bu aşırı duyarlılık durumu insanların yaklaşık %20 sinde vardır.
Alerjik reaksiyon potansiyeli kişiye ve alerjik reaksiyon gösterdiği maddeye göre büyük farklılıklar gösterir. Alerjik bünyeli bir kişide reaksiyon oluşturan bir antijen (arı sokması ya da penisilin gibi ) ,başka bir antijene alerjik duyarlılık gösteren kişide (yumurta alerjisi gibi ) herhangi bir reaksiyon göstermeyebilir. Bu da alerjik bünyeli kişilerde olan özel bir durumdur. Yapılan araştırmalarda ortak olan sonuç alerjik bünyeli kişilerde IgE (İmmunoglobulin E ) düzeyinin yüksek olmasıdır. IgE , alerji oluşturarak vücudu bu yolla korumaktan sorumlu antikorun adıdır.Alerjik reaksiyon farklı kişilerde farklı maddelere karşı oluşmaktadır ve bulaşıcı değildir.
Başlıca alerji belirtileri: kaşıntı, burun akması , saman nezlesi , gözlerde kaşınma ve sulanma , hırıltılı solunum, solunumun güçleşmesi, astım, egzama , ishal , bulantı, kusma, hapşırma, öksürük, çarpıntı , deride döküntü , yanma ve sulanma olmasıdır. Bu belirtilerin en ağır ve ölümcül olabileni anaflaktik şoktur.
Alerjiye neden olan alerjenler de başlıca şöyle sıralanabilir: Havadaki toz, ev tozu akarları, polen, küf mantarı, çeşitli gıdalar ( şeftali, inek sütü, buğday, çilek, domates, fındık, fıstık, yumurta, mantar, kabuklu deniz mahsulleri , muz gibi ), gıda katkı maddeleri, gıda boyaları, tatlandırıcılar, eşyalar , kozmetikler, sigara dumanı , kimyasallar, deterjanlar, ilaçlar, ani olarak sıcak ya da soğuk havaya maruz kalma, evcil hayvanların tüyleri, böcekler (arı sokması, böcek ısırması gibi ) ve mesleki ortamda temas edilen ( metal, un, kimyasal tozlar gibi ) bazı maddelerdir. Belirtilen maddeler normalde alerjik reaksiyon oluşturmaz ancak alerjik bünyeli kişilerde ise çeşitli şekil , şiddet ve sürelerde alerjik reaksiyon oluştururlar.
Alerjik reaksiyonun oluşması için maruz kalınan alerjenin belli bir konsantrasyonda olması veya belli bir süre temas halinde olunması gerekir. Örneğin polen alerjisi , polenlerin mevsimsel olarak yoğun olduğu zamanlarda ( özellikle bahar ayları ) ortaya çıkar ama diğer zamanlarda maruz kalındığında miktarı yeterli olmadığından herhangi bir reaksiyon oluşturmaz ve kişi gayet rahat bir şekilde hayatına devam eder.
Alerji çeşitli yollarla olabilir. Sadece alerjenin temas ettiği yerde kaşıntı , kızarıklık şeklinde ortaya çıktığı gibi tüm vücutta kaşınma, sulanma ve dökülme şeklinde de oluşabilir. Solunum yoluyla maruz kalınan alerjen öksürük, boğazda kaşıntı , tahriş, bronş salgısının artması , bronşların kasılması, hırıltılı nefes , solunum güçlüğü ya da alerjik astım şeklinde etki edebilir. Bazı alerjenler öksürük , hapşırma şeklinde etki yaparken bazıları anaflaktik şok hatta ölüme sebebiyet verecek kadar şiddetli olabilir.
Bebeklik ve çocukluk çağı döneminde oluşan alerjik duyarlılık yaş ilerledikçe ve mikroplarla karşılaşma miktarı ve süresi arttıkça büyük oranda azalabilir ya da tamamen kaybolabilir. Örneğin bebek ve çocuklarda çok sık gözlenen gıda alerjisi (yumurta, süt, gıda boyası gibi ) yaş ilerledikçe vücudun oluşturduğu antikorlar sayesinde tamamen yok olabiliyor. Bununla birlikte tüm yaşam boyunca devam eden alerji tipleri de vardır. Metal alerjisi, polen alerjisi ya da kozmetik ürünlere alerji gibi.Beyin bazı şeyleri hafızalama özelliğine sahiptir. Maruz kalınan antijene karşı antikor üreten vücut , başka bir zaman aynı antijenle temas ettiğinde beyin bunu hatırlar ve yine alerjik reaksiyon oluşturma mekanizmasını çalıştırır. Bu nedenledir ki normalde rahatsız olmayan vücut , her polen mevsiminde havadaki konsantrasyonu artınca yine alerjik reaksiyon gösterir.
Alerjik reaksiyon kalıtsal ve kişiye özel bir durum olduğu için tedavisi de kişiye özeldir.Genelde alerjide semptomatik tedavi yani sadece belirtilere yönelik tedavi uygulanır. Dünyada çeşitli toplumlarda aşı tedavisiyle vücudun bağışıklığını arttırmaya ya da alerjen duyarlılığını azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Bu uygulamalar için öncelikle kişinin nelere alerjisinin olduğunun çeşitli testlerle tespit edilmesi ve ona uygun aşının yapılması gereklidir. Semptomatik tedavilerde kaşıntıyı giderici merhem Ya da tabletler , solunumu rahatlatıcı ilaçlar ( tablet , inhaler şeklinde ) , saman nezlesi için çeşitli burun solusyonları gibi ürün formları kullanılmaktadır.
Tüm yapılan çalışmalara rağmen uzmanların önerdiği en etkili tedavi , alerjenlerle temasın mümkün olduğunca azaltılmasıdır. Yaşanılan evin yeri, konumu, nem durumu, coğrafi bölgesi , bitki örtüsü, hava şartları , seçilen meslek dalı, kullanılan ev eşyalarının yapısı, kullanılan malzemeler , giyilen kıyafetler, tüketilen gıdalar , evcil hayvan beslemek, çiçek yetiştirmek ve bulundurmak ve çocuklara alınan oyuncakların malzemeleri alerjenlere maruz kalmada belirleyici faktörlerdir.
Alınacak bazı önlemlerle alerjik reaksiyonların kısmen de olsa önüne geçilebilir. Ama havadaki toz ya da polen gibi etkenlere müdahale edilemez. Bu durumda da alınacak farklı ve köklü önlemlerle veya yardımcı ilaçlarla duruma müdahale edilebilir.
